38.A.00.002053 15.06.2012 BÖLGE ECZACI ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI’NA Medula Eczane Provizyon Sistemi’nde kayıtlı olup da, piyasada bulunmayan ilaçlarla ilgili olarak Birliğimiz web sayfası (www.teb.org.tr) üzerinden bildirim yapılabilmesi amacıyla bir bölüm yayıma alınmıştır. İlgili bölüme http://www.teb.org.tr/e-recete/bildir.php adresinden ulaşılabilmektedir. Eczacıların bu bölüme giriş yaparak piyasada bulunmayan ilaçları seçmeleri ve bu ilaçları tarafımıza bildirmeleri büyük önem arz etmektedir. Bilgilerinizi ve konunun üyelerinize duyurulmasını saygılarımla rica ederim. Uzm.Ecz.Harun KIZILAY Genel Sekreter
İTSYE BİLDİRİLEN STOK ZARARLARINA İLİŞKİN DÜZENLENEN FATURALARIN TESLİMİ HAKKINDA
.2011 Yılı Kasım ayında yapılan ilaç fiyat düşüşleri ve KKİ düzenlemelerinden etkilenen ilaçların, eczane stoklarında meydana getirdiği zararın firması tarafından telafi edilmesiyle ilgili olarak, ilgili mevzuatta yapılan düzenlemeler doğrultusunda yapılması gereken işlemler hakkında bilgilendirme 08.06.2012 tarih ve 38.A.001960 sayılı Bölge Eczacı Odası yazımız ile yapılmış, ecza depoları ve kooperatiflere de aynı konuda 01.06.2012 tarihli yazımız ile bilgi verilmiştir. Eczacılarımızın bu aşamada, kullanmış oldukları eczane işletim sistemi aracılığıyla İTS’ye yaptıkları bildirimde yer alan ilaçlar için stok zararına ilişkin faturaları düzenleyerek, bildirimde bulundukları ecza deposuna/kooperatife fatura etmelerinin gerekmekte olduğu iletilmiş idi. Ancak ecza depolarından/kooperatiflerinden, henüz kendilerine merkezden bilgi verilmediği bahanesiyle eczacılarımızın gönderdikleri faturaların kabul edilmediği yönünde bilgiler alınmıştır. Bu çerçevede Merkez Heyetimiz konuyu değerlendirmiş olup aşağıdaki hususları duyurmaya karar vermiştir; 1.Eczacılarımızın, stok zararı faturalarını düzenleyerek, İTS’ye bildirdikleri ecza deposu/kooperatif şubesine 25 Haziran 2012 Pazartesi mesai sonuna kadar teslim etmeleri, 2.Bölgelerde bulunan ecza deposu ve kooperatif şubelerine yapılacak fatura teslim etme ve hesap ekstrelerinden mahsup edilmesi işlemi konusunda eczacı odalarımız tarafından ilgili taraflar ile gerekli koordinasyonun sağlanması, 3.Stok zararı faturalarını kabul etmeyen ecza deposu ve kooperatif olması halinde, eczacılarımızın ilgili depoya/kooperatife ait hesaplarını kapatmamaları ve bekletmeleri konusunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir. Tüm eczacı kamuoyuna duyurulur. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ
BASIN AÇIKLAMASI:ZİRAİ ÜRÜNLERİN ECZANELERDE SATILMASINDA HİÇBİR SAKINCA YOK!!!
İSTER BİTKİSEL İSTER ZİRAÎ OLSUN ECZACILAR HER TÜRLÜ İLAÇLA İLGİLİ BİLGİYE SAHİPTİR Değerli Basın Mensupları; Hepinizin de bildiği gibi, birkaç gündür Ziraat Mühendisleri Odası’nın ziraî ilaçların eczanelerde satışı konusunu kamuoyuna sanki ortada bir usûlsüzlük varmış gibi lanse etmesi, bu çerçevede mesleğimizin sınırları ve uzmanlık alanımızla ilgili basına vermiş olduğu beyanlar bizleri fazlasıyla rahatsız etmiştir. Konuya daha fazla sessiz kalamadık; haksız ve mesnetsiz iddialar karşısında bizler de konunun detaylarını sizler aracılığınızla kamuoyuyla paylaşmak istedik. Biz eczacılar, üniversitelerde 5 yıl boyunca botanik, farmakognozi gibi dallarda almış olduğumuz kapsamlı eğitimin yanı sıra, toksikoloji bilimini öğrenen yegane ilaç uzmanlarıyız. Toksikoloji; zehir bilimidir. Dolayısıyla bu konudaki eğitimi alarak bitkiler için kullanılan ilaçlar hakkında da en yetkin kişiler biz eczacılarız. Böylesi kapsamlı bir eğitimi alan eczacıların uzmanlık alanını tartışmak Ziraat Mühendisleri Odası’nın işi değildir. Kaldı ki, iddia ettikleri gibi, zirai ilaçların eczaneler tarafından temin edilmesini yasaklayan bir yönetmelik de ortada yoktur! Öte yandan, insan sağlığını her şeyin üzerinde tutan biz eczacılar olarak şunu çok net bir biçimde ifade edebiliriz ki; sağlığını, canını bizlere emanet eden hastalarımızın sağlığını nasıl korumamız gerektiğini de, tarım alanında uzman olan kişilerden öğrenecek değiliz. Ziraat Mühendisleri Odası’nın söz konusu basın açıklamasında iddia ettiği gibi, bu tür ziraî ilaçların eczanelerden temin edilmesi yeni bir uygulama değildir. Biz eczacılar, özellikle tarımın yoğun olduğu köylerde ve kırsal bölgelerde yıllardır eczanelerimizden zirai ilaç satışı yapmaktayız. Bunun yeni bir uygulama gibi gündeme getirilmesine ve ortada herhangi bir suiistimal varmış gibi mesleğimize saldırılmasına bir anlam verebilmiş değiliz. Nitekim ziraî ilaçların eczanelerden satışı 1953 tarihli ve 6197 Sayılı Eczaneler ve Eczacılık Hakkındaki Kanun’da 6308 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce de mevcuttu. Bu kanun dikkatle incelendiğinde görülecektir ki; Kanunun 28. Maddesi tam 59 yıldır zirai ilaçların eczanelerden satışına izin vermektedir. Dolayısıyla 59 yıldır sesini çıkarmayan Ziraat Mühendisleri Odası’nın bu açıklamasını son derece talihsiz buluyoruz. Zira konuyla ilgili açıklama yapmadan önce Birliğimizi aramış olsalardı tüm bu bilgileri kendileriyle de paylaşırdık. Diğer yandan zirai ilaçların sadece ziraat mühendisleri tarafından satılacağına dair Ziraat Mühendisleri Odası’nın açıklamalarında atıfta bulunduğu Ziraat Yüksek Mühendisliği Hakkında Kanun da dâhil olmak üzere herhangi bir hukuksal düzenleme bulunmamaktadır. Değerli Basın Mensupları; Şunun altını özenle çizmek isteriz ki; ziraî ilaçlar ile insan sağlığını ilgilendiren ilaçlar eczanelerde yan yana değil ayrı raflarda yer almakta, birbirleriyle karışmalarını ve etkileşmelerini engelleyecek şekilde ambalajlar içerisinde ve gereken diğer önlemler alınarak saklanmaktadır. Bu bağlamda Ziraat Mühendisleri Odası’nın bu endişesinin, meseleyi tam olarak kavrayamamaktan kaynaklandığını düşünüyoruz. Halk sağlığını her şeyin üstünde tutan bir mesleğin mensupları olarak insanların sağlığını nasıl ve ne şekilde korumamız gerektiğini gayet iyi biliyor; eczanelerimizin toplum sağlığının nöbetçisi olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Eczacılarımızı hedef alan bu açıklamaları esefle kınıyoruz. Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ
STOK ZARARLARININ TELAFİSİ SÜRECİNDE TEBEOS VE DİĞER ECZANE PROGRAMLARINDA YAPILACAK İŞLEMLER HAKKINDA BİLGİLENDİRME
STOK ZARARLARININ TELAFİSİ SÜRECİNDE TEBEOS VE DİĞER ECZANE PROGRAMLARINDA YAPILACAK İŞLEMLER HAKKINDA BİLGİLENDİRME Bilindiği gibi, 2011 Yılı Kasım ayında yapılan ilaç fiyat düşüşleri ve KKİ düzenlemelerinden etkilenen ilaçların, eczane stoklarında meydana getirdiği zararın firması tarafından telafi edilmesiyle ilgili olarak, ilgili mevzuatta yapılan düzenlemeler doğrultusunda yapılması gereken işlemler, 11.05.2012 tarihinde www.teb.org.tr de yayımlanan “İLAÇTA DURUM KOMİSYONU ÇALIŞMALARI VE STOK ZARARLARININ TELAFİSİ SÜRECİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME” başlıklı duyurumuz ile bildirilmiş; Bu duyurumuzda; – TEBEOS ve diğer eczane otomasyon sistemlerinde, stok zararına ilişkin fatura düzenlenmesi konusunda gerekli güncelleme işlemlerinin tamamlanmakta olduğu ve en kısa sürede işleme alınacağı, – Otomasyon sistemlerinde güncelleme işlemleri tamamlandıktan sonra, İlaç Takip Sistemine kayıt edilmiş ve fiyat düzenlemelerinden etkilenmiş olan eczane stoklarındaki ilaçların eczaneye maliyeti farklarının toplam tutarı, eczaneler tarafından, bildirimde bulundukları ecza deposu/kooperatif şubesine fatura edileceği, – Bu çerçevede yapılacak işlemlerle ilgili olarak, eczane otomasyon sistemlerinde güncellemelerin tamamlanmasının ardından, hangi tarihten itibaren fatura düzenlenebileceğinin duyurulacağı bilgisi verilmiştir. Meslektaşlarımızın, Stok Zarar Bildirimi sürecinde İTS’ye bildirdikleri ilaçların oluşturduğu stok zararlarının ecza depolarına fatura edilmesi için TEBEOS Programında gerekli güncelleme tamamlanmış, diğer eczane otomasyon yazılımları da güncellemeleri yayınlamaları konusunda bilgilendirilmiştir. TEBEOS Programı kullanan meslektaşlarımız, uygulamaları gereken işlem adımlarını http://tebeos.teb.org.tr/stokzarar2011.php adresinden ulaşabileceklerdir. Diğer eczane otomasyon yazılımları güncellemelerini ve yardım dosyaları da, bu haberde yapılacak güncellemeler aracılığıyla duyurulacaktır. Gereği için tüm meslektaşlarımızın ve ilgili tarafların bilgisine sunarız. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ
MAYIS AYI C GRUBU REÇETELERİNİN MEDULA SİSTEMİNE KAYDI SONRASINDA HAZİRAN AYINA ATILMASI SORUNU HAKKINDA SGK’ NIN DUYURUSU
BÖLGE ECZACI ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI’NA Birliğimiz ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında imzalanan ve 01.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren Protokolün 3.7 Maddesi ve Protokol eki EK-4 ile düzenlenen hükümler doğrultusunda dağıtımına başlanmış olan C grubu listelerine dahil olan recete/ilaç gruplarının sistemden çağrılarak yeniden kaydedilmesi sonrasında ait olduğu Mayıs ayının C grubu listesi yerine Haziran ayının C grubu listesine aktarıldığı bilgisi üyelerimizce Birliğimize iletilmiştir. Konu ile ilgili SGK yetkilileri ile yaptığımız görüşmeler neticesinde Kurum Medula Provizyon Ekranında aşağıdaki duyuruyu yayımlanmıştır. Duyuru metni aşağıda yer almakta olup, bu duyuruya göre; Mayıs ayı reçeteleri içinden yeniden kaydedilerek C Grubuna aktarılması gerekenlerinin, Haziran ayı C Grubu listesine eklenmesi sorunu hakkında uygulamada gerekli düzenlemeler yapılmakta olup, 1.337 Sürüm Numarasının devreye alınmasıyla Mayıs ayı C Grubu reçetelerinin yine Mayıs ayı listesinde yer almasının sağlanacağı bildirilmektedir. Bilgilerinizi ve konunun üyelerinize duyurulmasını saygılarımla rica ederim. Uzm.Ecz.Harun KIZILAY Genel Sekreter Sosyal Güvenlik Kurumunun duyurusu; Tarih: 04.06.2012 Konu: Mayıs Ayı C Grubu Reçeteleri Açıklama: Yeniden kaydedilerek C Grubuna aktarılmaya çalışılan Mayıs ayı reçetelerinin, Haziran ayı C Grubu listesine eklenmesi konusunda uygulamada gerekli düzenleme yapılmakta olup, 1.337 Sürüm Numarasının devreye alınmasıyla Mayıs ayı C Grubu reçetelerinin yine Mayıs ayı listesinde yer alması sağlanacaktır.
2012 MART AYI SGK İLAÇ FATURA BEDELLERİNİN ÖDEMESİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME
Sosyal Güvenlik Kurumu Bütçe ve Muhasebe Daire Başkanlığı ile yapılan görüşme sonucunda alınan bilgi; 2012 Mart ayı ilaç fatura bedelleri ödemesinin 15 Haziran 2012 Cuma günü eczacılarımızın hesabında olacak şekilde planlamasının yapıldığı yönündedir. Tüm meslektaşlarımıza önemle duyurulur.
ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN DEĞİŞİKLĞİ
TBMM Genel Kurulu’nun 17.05.2012 tarihli oturumunda kabul edilerek yasalaşan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6308 Kanun Numarası ile, 31.05.2012 tarih ve 28309 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Tüm meslektaşlarımızın bilgisine sunarız. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ 6308 SAYILI KANUN METNİ İÇİN TIKLAYINIZ
AÇIKLAMA VE TEŞEKKÜR: 6197 SAYILI YASAMIZ DEĞİŞTİ
AÇIKLAMA VE TEŞEKKÜR 6197 SAYILI YASAMIZ DEĞİŞTİ: ECZACILIKTA YENİ DÖNEM 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı bugün (17 Mayıs 2012 Perşembe) TBMM’de kabul edilerek yasalaşmıştır. Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanmasını takiben yürürlüğe girecek, Kanun’la ilgili yönetmelikler altı ay içinde Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanacaktır. Kanunla birlikte; • Türkiye’de ilçe bazında 3500 kişiye bir eczane düşecek şekilde eczane açılmasına sınırlama getirilmiş, • Reçete sayısına ve/veya ciroya bağlı olarak eczacı çalıştırma zorunluluğu ile • Eczane açmak için 1 yıl yardımcı eczacı olarak başka bir eczanede çalışma zorunluluğu gelmiş, • Halk sağlığı açısından büyük bir risk oluşturan eczacı olmayan kişilerin kiralık diploma ile eczane açtığının yani muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti durumunda 5 yıl süreyle eczane açma yasağı getirilmiş, • Eczanede satılacak ilaç dışı eczane ürünlerinin gamı genişletilmiş, • Eczanın eczanede bulunmadığı sürelerde mesul müdür çalıştırılması koşulları yeniden düzenlenmiş) • İlaç Takip Sistemi (İTS) ile birlikte tamamen gereksiz hale gelmiş olan eczane kayıt defterleri kaldırılmış, • Kanun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut eczane sahiplerinin, eczacılık diplomasına sahip olanların ve eczacılık fakültesi öğrencisi olanların kazanılmış hakları korunmuştur. Kanun değişikliğinin eczane dağılımında eşitliği ve eczane sayısının belirli bir plan dâhilinde artmasını sağlayacağı, eczanelerden halka ulaştırılan ürün gamını genişleterek hem halk sağlığını hem de eczane ekonomilerini biraz daha iyileştireceğine olan inancımızla; Kanunumuzun değişmesinde emeği geçen; Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’a, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sayın Prof. Dr. Nihat Tosun’a, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Dr. Ekrem Atbakan’a, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Sayın Dr. Saim Kerman’a, Kanun Teklifini veren AK Parti İstanbul Milletvekili Ecz. Mehmet Domaç, Malatya Milletvekili Ecz. Öznur Çalık ve arkadaşlarına; CHP Manisa Milletvekili Ecz. Özgür Özel, Giresun Milletvekili Ecz. Selahattin Karaahmetoğlu ile arkadaşlarına; MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve arkadaşlarına; BDP Muş Milletvekili Ecz. Demir Çelik’e, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Sayın Prof. Dr. Cevdet Erdöl ve Komisyon ve Alt Komisyon üyelerine, Kanunumuzun lehinde oy kullanarak bizleri onurlandıran, eczacılık mesleğine verdikleri önemi gösteren tüm milletvekillerimize, 54 eczacı odamızın değerli başkan ve yöneticilerine, Yasanın değişmesine destek ve gönül veren 32.000 eczacımıza, TEŞEKKÜR EDİYORUZ. Tüm eczacılık camiasına hayırlı olsun. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ
BASIN AÇIKLAMASI: ECZACILAR BİLİMSEL ECZACILIĞIN 173. YILINI KUTLUYOR
BASIN BÜLTENİ ECZACILAR BİLİMSEL ECZACILIĞIN 173. YILINI KUTLUYOR BİTKİSEL ÜRÜNLERİ ALIRKEN ECZACINIZA DANIŞIN, SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN Bugün 14 Mayıs, eczacılık eğitimi veren kurumların çekirdeğini oluşturan ilk eczacılık sınıfının açılarak Türkiye’de bilimsel eczacılığın başlatılmasının yıldönümü. Türk Eczacıları Birliği olarak Eczacı Odalarımız, Eczacı kooperatiflerimiz, geleceğin eczacılarını yetiştiren Eczacılık Fakültelerimiz ve tüm meslektaşlarımız ile birlikte bilimsel eczacılığın 173. yılını kutlamanın sevincini yaşıyoruz. Bu uzun zaman diliminde ilaç ve eczacılık alanında hem niteliksel hem de niceliksel anlamda yaşanan tüm değişimlere rağmen “halk sağlığının korunması” meslektaşlarımızın temel şiarı olmuştur. Bizler tarihsel mirası, toplumsal misyonu ve gelecek vizyonu ile insan yaşamını temeline koyan böylesine kutsal bir mesleğin mensubu olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. 2009 yılından itibaren belirli temalar etrafında Eczacılık Haftası olarak kutlamaya başladığımız 14 Mayıs’ın odağına bu yıl “Bitkisel Ürünler”i yerleştirdik. 14-20 Mayıs 2012 tarihleri arasında kutlayacağımız Eczacılık Haftası’nda ülkemizde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiş bulunan “Bitkisel Ürünlerin ve Gıda Takviyelerinin Kullanımı” konusunda gerek eczanelerimiz gerekse tüm iletişim kanalları aracılığı ile halkımızı bilgilendirmeyi hedefliyoruz. Bu noktada sağlık otoritelerini, sağlık çalışanlarını ve sağlık hizmetinden yararlananları yani sağlık alanının tüm bileşenlerini meslekî ve toplumsal sorumluluklarının farkına varmaya davet ediyoruz. Dünya ölçeğinde değişen “sağlıklı olma” anlayışı çerçevesinde “alternatif tedavi” ya da “destekleyici tedavi” gibi farklı tedavi yöntemlerine ve bitkisel ürünlere yönelik günden güne artan bir ilgi yaşanmakta buna paralel olarak söz konusu ürünlerin kullanımına bağlı ilaç etkileşimleri ve rahatsızlıklarda artış gözlemlenmektedir. Bu durum, bitkisel ürünler konusunda hesap verilebilirliğe ilişkin kamusal talebi yükseltmekte; söz konusu ürünlerle ilgili yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi adına sağlık hizmet sunucularına daha fazla sorumluluk yüklemektedir. Bitkisel ürünler konusunda ülkemizdeki mevcut uygulamalara bakıldığında, gerek alanın tanımlanması gerekse yasal düzenlemeler ve denetim aşamasında ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir. Söz konusu alanda ülkemizde en önemli sorunlardan biri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan “gıda destek maddesi” adı altında ruhsat alıp bitkisel tedavi edici şekliyle piyasaya sürülen ürünlerdir. Hiçbir standardizasyonu olmayan bitkisel ürünlerin ve gıda takviyelerinin bireye özgü değerlendirmeler yapılmaksızın, bilimsel yetkinliğe sahip olmayan kişilerce, herhangi bir denetime tabi olmayan mekânlardan ya da radyo, televizyon ve internet gibi iletişim kanalları ile tanıtılmakta, reklâmı yapılmakta ve satışa sunulmaktadır. Söz konusu ürünler içerikleri tam kontrol edilmediği ve denetlenmediği için halk sağlığını ciddi boyutlarda tehdit etmektedir. Bugün Avrupa Farmakopesi’nde 247 bitkisel ürün bulunmakta; bu ürünlerden hazırlanan ekstreler ve diğer maddeler; bitkisel ilaç olarak tanımlanmaktadır. 2010 yılında yürürlüğe konulan Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Yönetmeliği ile Türkiye’de de bitkisel ilaçların sunumunda eczanelerin yetkili ve sorumlu olduğu yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Ancak bitkisel ilaç tanımı ve sınıflandırması açısından mevzuatta boşluklar bulunmakta, dolayısıyla söz konusu ürünlerin eczaneler dışında halka sunulması olgusu varlığını sürdürmektedir. Söz konusu ürünler yürürlükte bulunan gıda mevzuatına aykırı bir biçimde, sağlık literatüründe “hastalık” olarak kabul edilen, hekim kontrolünde etkinliği ve güvenirliği kanıtlanmış ilaçlarla tedavi edilmesi gereken rahatsızlıkları önlediği, tedavi ettiği veya tedaviye yardımcı olduğu şeklindeki halkı yanlış yönlendirecek iddialarla ve ilaç olarak algılanabilecek biçimde ambalajlanarak piyasaya sunulmaktadır. Sağlığa ilişkin tüm ürünlerde olduğu gibi bu ürünlerin kullanımı noktasında akıldan çıkarılmaması gereken husus; gereğinden fazla dozda kullanılması ya da faydalanıcıların doğru belirlenememesi durumunda bitkisel ürünlerin yarardan çok zarar getireceğidir. Bitkisel ürünler özellikle çocuklarda, hamilelerde ve emziren kadınlarda, yaşlılarda, ergenlik çağındaki gençlerde, bağırsaktaki emilimi etkileyen patolojik durumlarda, uzun süren ya da cerrahi müdahaleden geçmiş hastalarda beklenenden çok daha farklı veya çok daha artmış oranlarda etki gösterebilmektedirler. Bu anlamda bitkisel ürünlerin ancak gıda takviyesi tanımlamasından uzaklaştırılarak ilaç döngüsü içine girdikleri takdirde takip edilebileceği, yanlış kullanımların önüne geçilerek herhangi bir yan etki görüldüğünde mümkün olan en kısa sürede gerekli önlemlerin alınabileceği, daha da önemlisi ölümlere varan sonuçların engellenebileceği açıktır. Diğer yandan bitkisel ürünler ve gıda takviyeleri diğer ilaçlarla birlikte kullanılırken son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Birey bu konuda en doğru bilgiye hekim ve eczacı vasıtasıyla ulaşabilir. Eczacı, temel uzmanlık alanı ilaç olan, bu bağlamda sağlık alanındaki görev ve yetkileri devredilemeyecek ve vazgeçilemeyecek bir sağlık elemanıdır. İlaçların kompozisyonu, preparasyonu, saklanması ve reçete edilmesi ile hakkındaki derinlemesine bilgiye sahip olan eczacı, “ilaç” olarak değerlendirmesi gereken bitkisel ürünler hakkında da uzman olan kişidir. Zira Türkiye’de bitkisel ürün, drog ya da ilaçlarla ilgili olarak eğitim alan aslî meslek grubu eczacıdır. Doğru üretim standartlarına göre üretilmiş bitkisel ilaçların doğru danışmanlık hizmeti ile halka sunulması ancak eczacılar eliyle yürütülebilir. Diğer yandan bitkisel ilaçların bir sağlık profesyoneli olan eczacının danışmanlığı olmaması sebebiyle yanlış kullanımının artması sonucu halk sağlığında yaşanan olumsuzluklar sağlık ekonomisini de etkilemektedir. Bir başka deyişle yanlış bitkisel ürün kullanımı yarattığı olumsuz sonuçlar itibariyle sağlık ekonomisi bakımından da büyük bir külfet getirmektedir. Bu bağlamda bitkisel ürünlerin kullanım şekli, miktarı ve süresi hakkında açık, net ve doğru bilginin eczacıdan öğrenilip doğru tedavinin eczane aracılığıyla sürdürülmesi toplum sağlığı ve ülke ekonomisi açısından temel bir önem arz etmektedir. Halk sağlığı açısından yarın daha büyük sorunlarla karşılaşılmak istenilmiyorsa gıda takviyesi adı altında sağlık beyanları kullanılarak piyasaya sürülen, yazılı ve görsel medyada tanıtımı ve pazarlaması yapılan ürünlerin satışı acilen durdurulmalıdır. Sağlığa ilişkin her türlü ürün Sağlık Bakanlığı’nın onayından geçtikten sonra bir sağlık profesyoneli olan eczacı danışmanlığında hastalara ulaştırılmalı, bu ürünlerin satışı yalnızca eczanelerimizden gerçekleştirilmelidir. Altını bir kez daha özenle çizmek isteriz ki bitkisel ilaçların halka en güvenli biçimde ulaştırılması Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış, sağlığın kılcal damarları olan eczanelerle mümkündür. Unutmayın HER BİTKİYE GÜVENEMEZSİNİZ, AMA ECZACINIZA GÜVENEBİLİRSİNİZ Son olarak, tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyor; halkın gözü kulağı olarak ilaç ve eczacılık alanındaki gelişmeleri dikkatle izleyip, toplumu doğru bilgilendirmemize aracılık eden ve bizlerden desteğini esirgemeyen değerli medya mensuplarına bir kere daha teşekkür ediyoruz. Siz değerli medya mensuplarına ve tüm halkımıza sağlıklı günler diliyoruz. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ ŞANLIURFA ECZACI ODASI
ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN ILE UYUŞTURUCU MADDELERIN MURAKABESİ HAKKINDA DEĞİŞİKİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ TBMM GÜNDEMİNDE
6197 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİLGİLENDİRME (GÜNCELLENDİ) TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, 26.04.2012 tarihinde, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplanmış; bu toplantıda, Komisyona sunulan değişiklik önergelerinin birleştirilerek tek bir önerge şeklinde görüşülmesine ve konunun, komisyon bünyesinde kurulacak bir Alt Komisyon tarafından çalışılarak, yeniden Komisyon gündemine alınmasına karar verilmişti. Alt Komisyonun 27.04.2012 tarihinde yaptığı toplantı sonrasında hazırladığı rapor, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nun 03.05.2012 tarihinde 14.30-16.30 saatleri arasında gerçekleşen toplantısında görüşülmüş, ve metnin tüm maddeleri üzerinde mutabakat sağlanarak, ekte yer alan şekli ile, TBMM Genel Kurulu’na sevk edilmesine karar verilmiştir. Komisyon toplantısına katılan Sağlık Bakanı Prof.Dr.Recep Akdağ, üzerinde uzun süredir çalışılmakta olan 6197 Sayılı Kanun Değişikliği ile ilgili olarak emeği geçen herkesi kutlamış ve Komisyonda sağlanan mutabakattan duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu tarafından sunulan Rapor, Meclis Gündemine alınmıştır. Teklifin, 15.05.2012 Salı günü Meclis Genel Kurulunda görüşülmesi beklenmektedir. (http://www.tbmm.gov.tr/gelenkagit/d024/yil02gk/gk.142.htm) Tüm meslektaşlarımızın bilgisine sunarız. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ http://www.teb.org.tr/images/upld2/haberler/pPz20120503192440KOM.pdf